Access Sisteminde Bilinçlilik ve Maneviyat

Bilinçlilik maneviyattan çok farklıdır. Genel olarak konuşacak olursak “maneviyat”ta, bedenimizden ayrı olarak ve bedenimizden daha muazzam yada onun üzerinde olan bir ruha sahip olduğumuza dair bir bakış açısı vardır. Bu bakış açısından, en değerli parçamız ruhumuzdur ve bedenimiz üstesinden gelinmesi gereken bir kısıtlamadır. Maneviyat cennete, daha yüksek düzlem veya boyuta, daha muazzam realiteye yükselecek olan ve bizi Tanrıya en yakın hale getiren veya cennette olmamızı mümkün kılan şeyin ruhumuz olduğunu söyler.


Bilinçlilik hiçbir yargılama olmaksızın her şeyi içerir. Bilinçli olarak ayırımcılık ve bölünmeler yoktur, sadece birlik vardır. Bütün evrende her şey birlik ve bilince dâhildir. Birlik olarak diğerlerinden, ya da gelin bir ağaçtan diyelim, farklı bir kimliğe sahibiz. Yine de bizler herhangi birinden ya da herhangi bir şeyden enerjetik olarak ayrılamaz durumdayız. Farklı enerjiler vardır ancak hala her şey enerjidir.

Hepimiz gerçekten olduğumuz bilinç olarak işlevsel olma kapasitesine sahibiz. Bize çoğu zaman bilinç karşıtı ve bilinçsizlikten nasıl işlevsel olacağımız öğretildi. Aslında bilinç karşıtı ve bilinçsizlikten veya gerçekten olabileceğimiz ve aslında olduğumuz bilinçten işlevsel olma sadece bir seçimdir.

“Bilinç” olarak sizler, enerji alan ve bilinç olan sonsuz varlıklarsınız. Varoluşumuzu oluşturan şey budur. Eğer gerçekten olduğumuz sonsuz varlık, enerji, alan ve bilinçten işlevsel olursak, sonsuz algılama, bilme, olma ve alıp kabul etmeyi elde edebiliriz.


Bu ne demektir? Her şeyi kesin olarak bilirdiniz. Her şeyi olduğu gibi algılardınız. Daima gerçekten olduğunuz kişi olurdunuz ve isteğiniz ve seçiminizle her şey olabilir, yapabilir, elde edebilir, yaratabilir ve oluşturabilirdiniz. Hayatın sunduğu bütün şeyleri, olduğu gibi alıp kabul ederdiniz; iyisi, kötüsü ve çirkini size kolaylık, neşe ve ihtişamla gelirdi. (İhtişam bereket ifadesi ve yaşamın bolluğu anlamındadır.)